İş dünyası, sembol otelin yeniden açılışında buluştu
Türkiye'nin ve İstanbul'un en köklü konaklama sembollerinden biri olan Hilton İstanbul Bosphorus, görkemli bir davetle kapılarını yeniden açtı.
Türkiye’nin ve İstanbul’un en köklü konaklama sembollerinden biri olan Hilton İstanbul Bosphorus, kapsamlı renovasyon sürecinin ardından dün akşam düzenlenen görkemli bir davetle kapılarını yeniden açtı.
Aydın Doğan'ın ev sahipliğinde iş ve cemiyet dünyası Hilton İstanbul Bosphorus'un yeniden açılışında buluştu
Tarihi dokusu modernize edilen otelin açılış gecesi; Hilton Başkanı ve CEO’su Christopher J. Nassetta, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan ve Hilton Bölge Genel Müdürü Todori Kalamaris’in ev sahipliğinde gerçekleşti. Açılış davetine iş, sanat, medya ve cemiyet hayatından Güler Sabancı, Tuncay Özilhan, Bülent-oya Eczacıbaşı, Çiğdem Simavi, Rıfat Elhadef gibi çok sayıda seçkin isim katıldı. Davetliler, otelin modern konforla estetiği buluşturan yeni atmosferini ilk kez deneyimleme fırsatı buldu. Ev sahipleri, gecede yaptıkları konuşmalarda Hilton İstanbul Bosphorus’un sadece bir otel değil, İstanbul’un modern tarihinin ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Yenileme sürecinin, otelin köklü mirasına sadık kalınarak geleceğin trendlerine uygun şekilde tamamlandığı belirtildi.
Hilton Istanbul Bosphorus yenilenen yüzüyle yeni dönemini başlattı. Ülkemizde modern otelciliğin başlangıcı olarak kabul edilen, turizmde birçok hizmetin öncüsü, Türkiye turizminin simge yapılarından Hilton İstanbul Bosphorus, kapsamlı renovasyon sürecinin ardından düzenlenen özel bir davetle yeni dönemini başlattı. Davette başta TÜROB Başkanı Müberra Eresin olmak üzere iş, sanat, turizm ve cemiyet dünyasından seçkin isimler bir araya geldi. 1955 yılında Türkiye’nin ilk beş yıldızlı oteli olarak hizmete açılan ve yaklaşık 70 yıldır İstanbul’un en önemli konaklama adreslerinden biri olan otel, tarihi mirasını ve mimarisini koruyarak modern dönüşüm sürecini tamamladı. Yenileme çalışmaları kapsamında odalar, ortak kullanım alanları ve teknik altyapı günümüz standartlarına uygun şekilde yeniden tasarlanırken, yapının özgün mimari karakteri titizlikle korundu, logosu 1955 yılındaki özgün haline döndü.