Avrupa Birliği, Schengen Bölgesi’ne girişlerde uzun süredir hazırlıkları süren yeni Giriş/Çıkış Sistemi’ni (EES - Entry/Exit System) 10 Nisan 2026 itibarıyla tamamen devreye alıyor. Yeni uygulama, Schengen’e seyahat edecek Türkiye dahil AB dışı ülke vatandaşlarını doğrudan etkileyecek. Elle pasaport damgalama dönemini büyük ölçüde sona erdirecek sistemle birlikte, sınır geçişleri artık dijital ortamda takip edilecek. Turistler, iş seyahati yapanlar ve transit yolcular için Avrupa seyahatlerinde yeni kurallar ve daha sıkı kontroller başlıyor.
İlk girişte biyometrik kayıt zorunlu olacak
Schengen Bölgesi’ndeki 29 ülkeden herhangi birine ilk kez giriş yapacak AB dışı ülke vatandaşlarından yüz görüntüsü ve dört parmak izi alınacak. 12 yaşın altındaki çocuklar parmak izi uygulamasından muaf tutulurken, toplanan biyometrik veriler seyahat belgeleriyle birlikte 3 yıl boyunca sistemde saklanacak. Biyometrik veri vermeyi reddeden yolcuların ülkeye girişine izin verilmeyecek. Yeni sistemde pasaportlara damga vurulması yerine yolcular, pasaportlarını elektronik kiosk cihazlarına okutacak. Tüm giriş-çıkış hareketleri Avrupa Birliği’nin merkezi veri tabanında kayıt altına alınacak.
90 gün kuralı artık anlık takip edilecek
EES sisteminin en önemli etkilerinden biri, Schengen Bölgesi’nde uygulanan “90/180 gün kuralının” artık otomatik olarak izlenecek olması. Buna göre ziyaretçiler, herhangi bir 180 günlük dönem içinde en fazla 90 gün Schengen ülkelerinde kalabilecek. Sistem, Avrupa’da geçirilen her günü gerçek zamanlı takip edecek. Süre aşımı durumunda ihlal anında kayda geçecek ve yolcular para cezası ya da çok yıllı giriş yasağı ile karşılaşabilecek. Yetkililer, bugüne kadar yapılan test sürecinde yaklaşık 25 bin kişinin Schengen girişinin engellendiğini açıkladı.
Havalimanlarında uzun kuyruk uyarısı
Yeni sistemin devreye girmesiyle Avrupa havalimanlarında sınır kontrol sürelerinin ciddi şekilde uzaması bekleniyor. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) verilerine göre, EES uygulamasının test edildiği noktalarda sınır geçiş süreleri yüzde 70 oranında arttı. Özellikle yoğun saatlerde bazı havalimanlarında bekleme sürelerinin 3 ila 5 saate kadar çıktığı bildirildi.
Sektör temsilcileri özellikle şu havalimanlarında yolcuların daha erken gelmesini öneriyor:
- Roma Fiumicino
- Milano Malpensa
- Amsterdam Schiphol
- Paris Charles de Gaulle
- Prag Havalimanı
Uzmanlar, yolcuların uçuşlarından en az 2-3 saat daha erken havalimanında olmalarını tavsiye ediyor.
Aktarmalı uçuşlarda risk artıyor
Schengen’e ilk giriş yapılan noktada tam biyometrik kayıt işlemi yapılacağı için aktarmalı uçuşlarda gecikme riski de artıyor.
Özellikle Avrupa içi bağlantılı uçuşlarda kısa transfer süreleri olan biletler yerine daha uzun aktarma süreleri tercih edilmesi öneriliyor.
Aksi halde yolcuların sonraki uçuşlarını kaçırma ihtimali bulunuyor.
Teknik arıza ihtimali de gündemde
Uzmanlar, kiosk cihazlarında yaşanabilecek teknik arızaların da yeni dönemin en büyük risklerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.
Sistemsel aksaklık durumunda sınır görevlileri manuel kontrole geri dönecek. Bu durumun mevcut kuyrukları daha da uzatabileceği belirtiliyor.
Her ülke aynı hızda hazır değil
AB üyesi ülkeler EES sistemini aynı düzeyde uygulamıyor.
Bazı ülkelerde sistem tam olarak devreye alınırken, bazı sınır noktalarında altyapı eksiklikleri sürüyor.
Özellikle İngiltere’den Fransa’ya geçiş yapılan Eurotunnel, Dover-Calais feribotu ve Londra St. Pancras güzergahlarında parmak izi cihazlarının henüz tam olarak kurulmadığı bildirildi.
Bu nedenle bazı noktalarda pasaportlara geçici olarak manuel damga vurulmaya devam edilecek.
Kimler sistemden muaf?
EES uygulamasından şu kişiler muaf tutulacak:
- AB ve Schengen ülkeleri vatandaşları
- Oturma izni sahibi aile üyeleri
- Diplomatlar
- Askeri personel
- Uçak ve tren mürettebatı
- Andorra, Monako, San Marino ve Vatikan vatandaşları
Bunun dışında Schengen’e seyahat edecek tüm üçüncü ülke vatandaşları yeni sisteme tabi olacak.









